Ana sayfa
|
Makaleler
|
Canlı Tv
|
Hesabınız
|
Haber Öner
  
Son Dakika
Basın Yayın
Ana sayfa Dünya Eğitim Ekonomi Güncel Kadın Kültür Sanat Medya Otomobil Politika Röportaj Sağlık Spor Teknoloji Yaşam
Toplum liderlerinin yüzde 66′sı ‘evet’çi
Medya Takip Merkezi’nin (MTM) 44 ulusal gazetede yaptığı araştırmaya göre; gazetelerde yayınlanan haberlerin yüzde 27′si...
02/09/10 - 10:37 Yorum sayisi 0(0)
Cemaat ile iş dünyasının yakınlaşması
Bana sorarsanız, renklerin ortak dili fazla dünyevi olmaya başladı. Başta medya sektörü olmak üzere işadamlarındaki...
02/09/10 - 8:35 Yorum sayisi 0(0)
Diziler gündemden düşmüyor
Ağustas ayında televizyonlardan medyaya en çok dizi haberleri yansıdı. Ramazan programları da medyada geniş yer...
02/09/10 - 8:33 Yorum sayisi 0(0)
Türköne: ‘Ordu işinize yaramıyorsa kapatın’
Kategori: GüncelEklenme Tarihi: Ara 4th, 2009Ekleyen: admin

RÖPORTAJ (2. Bölüm) ‘Halkımıza yönelik en ciddi tehdit ordudan geliyor.’ diyen Prof. Dr. Mümtazer Türköne Moralhaber.net’e önemli açıklamalarda bulundu.

MORALHABER.NET – ÖZEL HABER

Dursun Kabaktepe’nin röportajı

II. BÖLÜM

Prof. Dr. Mümtazer Türköne’den Moralhaber.net’e önemli açıklamalar: ‘Halka yönelik en ciddi tehdit ordudan geliyor’

Prof. Dr. Mümtazer Türköne’nin, ‘Osmanlı gibi büyük düşünelim. Apo’ya paşalık rütbesi verip Türkbüküne gönderelim.’ sözleri ile TSK içindeki cunta yapılanmasına dair eleştirileri çok tartışıldı ve gündemi uzun süre meşgul etti. Bizde Prof. Dr. Türköne ile AK Parti’nin demokratik açılım sürecinde başarılı olup olmadığını, neden terörist başı Abdullah Öcalan’a paşalık rütbesi verilmesini istediğini, demokrasiye komplo belgeleri ile gündemi meşgul eden TSK’nın nasıl bir değişime ihtiyacı olduğunu konuştuk.

AK PARTİ DEMOKRATİK AÇILIMI İYİ ANLATAMADI
AK Parti demokratik açılım konusunda kendisini halka iyi anlatabildi mi?
Topluma mesaj ulaştırma konusunda ciddi sıkıntıları var. Bu konu demagojiye, duygusal yorumlara ve tepkilere son derece açıktır. Demokratik açılımı iyi anlatamadılar.

Bu neden kaynaklanıyor?
Bu kadar önemli bir devlet meselesinin diğer siyasi partiler tarafından aşırı derecede politize edilmesinden kaynaklanıyor. Konu bu kadar politize edilmemeliydi. Demagoji konusu yapıldı.

Bu süreç nereye doğru gidiyor?
Ben bunun geçici bir evre olduğunu düşünüyorum. Duygusal tepkiler kalıcı olmaz. Kabaran bir dalga gibidir. Geriye sadece ‘Bu sorunu nasıl çözebiliriz?’ düşüncesi kalır. Çünkü biz çok güçlü bir toplumuz. Tarihte de görüldüğü gibi her zaman aklıselim toplum gelip geliyor.

Demokratik açılım konusunda tehlike sinyallerinin çaldığını düşünenler var. Sizce tehlike sinyalleri çalıyor mu?
Yok, tehlike sinyali çalmıyor. CHP ve MHP duygusal tepkileri siyasallaştırıyor. Bir süre sonra bunların müşterileri de ‘Tamam böyle diyorsunuz ama bu işler nasıl çözülecek?’ diye sormaya başlayacaklar. Bu konuda güven lazım.

Demokratik açılım konusunun zamanı tartışılmaya başlanıldı. AK Parti’nin ne kadar zamanı kaldı?
Bahar gelmeden ‘Artık bu iş tamam. Bu iş çözüldü’ noktasına gelmesi lazım.

Bu konuda nasıl bir çalışma yapılıyor?
Bu konunun iki kısmı var. Birincisi terör kısmıdır. PKK’nın silahlarını bırakması ve tavsiye edilmesidir. İkincisi ise Kürtlerin kendilerini eşit vatandaşlar hissedecekleri yasal düzenlemelerin yapılmasıdır. İkisi de birbirinden farklıdır. Bunlar ayrı kanallardan Meclis’te tartışılmalıdır. Bunlar devletin birimlerinde bir eylem meselesi. Bunun içinde çalışma yapılıyordur.

YANLIŞ ANLAŞILACAĞINI BİLEREK DOĞRULARI SÖYLEDİM

Demokratik Açılım süreci ilerken bir röportajınızda kullandığınız cümleler çok tartışıldı ve konuşuldu. Orada, ‘Osmanlı gibi büyük düşünelim. Apo’ya paşalık rütbesi verip Türkbüküne gönderelim.’ dediniz. Bu konuda sizi çok eleştirdiler. Sizce sözleriniz doğru algılandı mı?
Aydın cesareti denilen şey bu olsa gerek. Yanlış anlaşılacağını bilerek doğru şeyleri söylemek gerekiyor. Ben bu sözle duygusal tepkilere karşı devlet aklını, toplumun sağduyusunu ön plana çıkarmak istedim. Siz böyle tepkiler gösteriyorsunuz ama tarih boyunca isyanlarla uğraşan Osmanlı Devleti böyle yapmış. Bu sözü duygusal tepkilere kaşı toplumu uyarmak için kullandım.

Sizce bu sözleriniz etkili oldu mu?
Bana yönelik ciddi bir tahribat oldu. Ama ben amacıma ulaştım.

İŞE YARAMIYORSA ORDUYU KAPATIP YENİSİNİ KURARSINIZ

Kritik bir süreçten geçiyoruz. Bir sürü komplo belgeleri ve cunta yapılanmalarından bahsediliyor. Sizde TSK’ya yönelik ciddi eleştirilerde bulunan isimlerdensiniz. Bir yazınızda ‘Kutsal olan vatandır. Ordu vatanı korumak için kurulmuştur. Gerekirse yeniden kurulur.’ dediniz. Bu konuda da sizi eleştirdiler?
Ben bu söylediğim lafa gelen tepkileri anlamadım. Tapu kadastro işinize yaramıyorsa kapatırsınız. Yenisini kurarsınız. Yol, su, işinize yaramıyorsa; kapatırsınız başka birim kurarsınız. Ordu bir kamu hizmeti olarak Türkiye’nin dış güvenlik ihtiyacını karşılamak üzere kurulmuş bir kurumdur. İşe yaramıyorsa kapatırsınız yerine yenisini kurarsınız.

Peki, şuanda ki sorun ne?

Sorun işe yaramamanın daha da ötesinde. Halkımıza yönelik en ciddi tehdit en ciddi tehlike ordudan geliyor. Kendi halkına yönelik eylem planlayan bir ordumuz var. Bundan daha vahim bir durum olabilir mi? Bu durum karşısında yapılacak olan şey her şeyi yeni baştan düşünmek olmalıdır.

Bir değişim imkânı var mı?
Bir aydın olarak bana düşen şu olmalı: Türkiye’ye dışarıdan kendisine yönelik bir tehdit yok. Uluslararası ilişkilerde rekabete girdiği bir ülke de yok. Savaş tehdidi yok. Demek ki ordumuz için çok ciddi bir öncelik yok. Kapatırsınız yenisini kurarsınız. Ne var ki.

DURSUN ÇİÇEK’TEN ÖNCE EMRİ VERENLER CEZALANDIRILMALI

Demokrasiye komplo belgesinden sonraki yazınızda “Albay Dursun Çiçek’in suçu, Anayasa’mızda açıkça yazılan ‘konusu suç teşkil eden emri yerine getirmek’ten ibaret” dediniz. Sonra ‘İlahlar kurban istiyor’ diyen Çiçek’in sözünü hatırlattınız. Neden?

Ben ‘İlahlar kurban istemiş’ diyen Dursun Çiçek’in sözüne uygun olarak onu kurban olarak seçmenin doğru olmadığını hatırlatmak istedim. Dursun Çiçek aleyhinde konuşanların da onu kurban olarak seçmesi doğru değildir. Türk subayı mesleğinde ilerleyebilmek için bu cuntaların emrine girmek zorunda kalıyor. Türkiye’nin asıl problemi bu. Dursun Çiçek hükmü adamların paşa olması, mesleğinde yükselmesi bu tür cuntaların eylem planlarına malzeme sağlaması ile mümkün. Önce bu çarpık yapının değişmesi lazım. Orduyu kapatalım yeni bir ordu kuralım, derken kastettiğim bu. Bu yüzden Dursun Çiçek’in suçu kanunsuz emri uygulamak. Bu bir suçtur. Ama bundan daha büyük bir suç var. O da kanunsuz emri vermek. Asıl onun üzerinde durmak lazım. Ben o yazıda bunu ele aldım. Dursun Çiçek’ten önce bu suçu işlemesi için o emri verenlerin cezalandırılması lazım.

RÖPORTAJIN I. BÖLÜMÜ: Türköne: ‘Hepimizin Bediüzzaman’a borcu var’

Moralhaber.Net

Popularity: 1% [?]

İlgili Haberler

Güncel Kategorisindeki Diğer Haberler
En Son Yorumlar