Categorized | Güncel

Hastalıklı ruhun hezeyanı

bayancolasan.jpg    Eski Hürriyet yazarı Emin Çölaşan’ın eşi Danıştay Başsavcısı Tansel Çölaşan, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nde de başörtülülere hakaretler yağdırarak darbe çığlıkları attı.
Başörtüsünün Kur’an’da olmadığını ileri süren Çölaşan, “Hem özgürlük diyorsunuz, hem de kapanmak istiyorsunuz.Kapanmanın özgürlüğü olur mu?” dedi.
Ankara Barosu tarafından Kadınlar Günü dolayısıyla düzenlenen “Kadın Olmak” konulu sempozyumda konuşan Çölaşan, 27 Mayıs darbesini de savunarak, merhum Adnan Menderes ve arkadaşlarının idam edilmesiyle sonuçlanan 1960 darbesinin darbe değil devrim olduğunu söyledi. “İdam edilen Menderes hükümeti üyeleri çocuk ve bebek davalarından değil, Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyete ihanetten yargılanmalıydı” diyen Çölaşan, “Ama öyle olmadı, tarih o noktada bu cezayı verdi. Ama cezalandırılmaları gerekirdi. Sonra ne oldu? Çok güzel bir Cumhuriyet dönemi” diye konuştu.
DARBECİLER GÖREVİNİ YAPTI
27 Mayıs darbesiyle ordunun beklentiler doğrultusunda görevini yaptığını ileri süren Çölaşan, Menderes döneminde ezanın yeniden aslına çevrilmesiyle dinden soğuduğunu söyleyerek, “Temiz bir sesle Türkçe ezanı dinliyordum. O ses bana dini sevdirdi. Sonra birden bizden olmayan o dille, Arapça ile ezan başladı. Ben o etkiyi kaybettim. Ondan sonra da hiç düşünmedim namaz kılmayı. Aynı dönemde Ulus Gazetesi’nde, Menderes’in paçavralar içinde oturan Said Nursi’nin elini öptüğünü gösteren fotoğrafı yayınlandı. Ulus Gazetesi bunu kötü bir şey olarak gösterdi. Bunlar beni soğuttu” dedi.
MENDERES: “HASTALIKLI BİR RUHUN İFADESİ”
Çölaşan’ın sözlerini Vakit’e değerlendiren merhum Adnan Menderes’in oğlu Aydın Menderes, “Bu hastalıklı bir ruhun ifadesidir, hezeyandır. Bu sözlerin sahibi Danıştay Başsavcısı dahi olsa kendisine cevap vermek benim için bir tenezzül meselesidir” dedi. Menderes, Çölaşan’ın, milletin gönlünde taht kurmuş Adnan Menderes’e kin kustuğunu ifade ederek, “Ancak bu görüşlerin sadece o kişinin görüşleri olduğunu Danıştay her halükarda açıklığa kavuşturmalıdır. Bu, Türk demokrasisine, hukuk devletine, aziz milletimizin hissiyatına gösterilen bir hassasiyet ve titizliğin eseri olur. Danıştay’dan bu yolda bir açıklama beklemek, bu kavramlar adına bütün Türk milletinin hakkı ve arzusudur” diye konuştu.
“AYET VE HADİSLER AÇIK, KİMSE MİLLETİN KAFASINI KARIŞTIRMASIN”
Din İşleri Yüksek Kurulu eski Üyesi Abdullah Özbey de, Danıştay Başsavcısı Çölaşan’ın, başörtüsüne ilişkin sözlerine tepki göstererek, din konusunda konuşacak en üst makamın Diyanet İşleri Başkanlığı olduğunu hatırlattı. Özbey, “O makam da son sözünü söylemiş ve ‘Başörtü Allah’ın emri’ demiştir. Bunun üstüne bir başka makamın, kişinin ya da siyasetçinin kendi görüşlerini topluma dayatmaya ve hakaret etmeye hakkı yoktur. Müslüman kadının nasıl örtüneceğine ilişkin ayet ve hadisler açıktır. Örtünme İslâm dininin hükmüdür. Başörtüsü, Cumhuriyet’e ve Atatürk ilkelerine aykırı değildir. Kimse kendisini fetva makamı yerine koyarak milletin kafasını karıştırmaya kalkmasın. Örtünme, inanç özgürlüğüdür ve aksini iddia etmek temel haklara müdahaledir” diye konuştu.
“ÇÖLAŞAN’IN SÖZLERİ KÜSTAHLIK VE CAHİLLİK”
Çölaşan’ın Bediüzzaman Said Nursi’ye ilişkin hakaretlerine Bediüzzaman’ın talebesi Abdulkadir Badırlı’dan cevap geldi. Vakit’e konuşan Badırlı, Çölaşan’ın, sözleriyle haddini aştığını ve küstahlaştığını dile getirerek, “Bu sözler cahilliktir. Bu sözlerin ciddiyeti yoktur. Mütevazı bir şahsiyetin, mütevazı kıyafetini paçavra olarak değerlendirmek son derece çirkindir. Çölaşan, Bediüzzaman’ı anlayabilecek bir düzeyde bile değildir ki onun kılığını kıyafetini tartışma hakkını kendisinde bulsun. Üstada yapılan bu hakaretlerin sahibini kınıyorum” dedi.
“BİR HUKUKÇU BÖYLE KONUŞAMAZ”
12 Eylül darbesi ve Kenan Evren hakkında iddianame hazırladığı için meslekten ihraç edilen eski Adana Cumhuriyet Savcısı Sacit Kayasu, bir hukukçunun bu tür ifadeler kullanmasına anlam veremediğini ifade etti. “Bir hukukçunun herhangi bir darbeye karşı olup diğerine taraftar olması mümkün değildir” diyen Sacit Kayasu, “Darbe ya suçtur, ya değildir. Ancak böyle bir ikilem var Türkiye’de. Kendisine yakın olan zihniyette darbeye yandaş oluyor insanlar” şeklinde konuştu. Görev başında olan bir hukukçunun bu tür sözler sarf etmesinin, bu tür uygulamalara icazet verdiği, meşru gördüğü manasına geleceğini vurgulayan Kayasu şunları söyledi: “Hukuk ve demokrasi açısından yanlış bir yaklaşım. İhtilaller demokrasinin ve hukukun olmadığı toplumlarda meşru görülür.”
“O MAKAMDAN İSTİFA ETMELİDİR”
DP Genel Başkanı Süleyman Soylu ise Danıştay Başsavcısı Tansel Çölaşan’ın sözlerini eleştirerek, “Çölaşan’ın ifadeleri kabul edilemezdir. Hukuku içselleştirmiş olması gereken bir başsavcının, hukuk devletini ve anayasal düzeni ortadan kaldıran, emirle kurulan mahkemelerle insanları idam eden bir askeri müdahale hakkındaki sözleri şık olmamıştır. Hemen, bir dakika bile durmadan, o kutsal makamdan istifa etmelidir” dedi.

Vakit

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Popularity: 1% [?]

Yorumunuz

Advertise Here
  • Yeniler
  • Popüler
  • Yorumlar
  • Etiketler
  • Üyelik
Advertise Here

Medya