<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Basın Yayın</title>
	<atom:link href="http://www.basinyayin.net/feed" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://www.basinyayin.net</link>
	<description>Basından seçmeler</description>
	<lastBuildDate>Thu, 11 Mar 2010 10:39:32 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.9.2</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>TSK belge imhası için kıyma makinesi almış</title>
		<link>http://www.basinyayin.net/tsk-belge-imhasi-icin-kiyma-makinesi-almis</link>
		<comments>http://www.basinyayin.net/tsk-belge-imhasi-icin-kiyma-makinesi-almis#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 10:39:32 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[]]></category>
		<category><![CDATA[basım ve yayın teknolojileri]]></category>
		<category><![CDATA[basım yayın teknolojisi üniversiteleri]]></category>
		<category><![CDATA[basın]]></category>
		<category><![CDATA[basin haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[BASIN NET]]></category>
		<category><![CDATA[basın tv]]></category>
		<category><![CDATA[basın ve yayın]]></category>
		<category><![CDATA[basın ve yayın soruları]]></category>
		<category><![CDATA[basın yayın]]></category>
		<category><![CDATA[basin yayin gazeteler]]></category>
		<category><![CDATA[basın yayın ne]]></category>
		<category><![CDATA[basın yayın52.net]]></category>
		<category><![CDATA[basın yayınları]]></category>
		<category><![CDATA[basında en son çıkan teknoloji haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[basında teknoloji haberler]]></category>
		<category><![CDATA[basında teknoloji haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[basında yayınlar]]></category>
		<category><![CDATA[basından seçmeler]]></category>
		<category><![CDATA[basından teknoloji haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[basinyayin]]></category>
		<category><![CDATA[canlı kıyma makınası]]></category>
		<category><![CDATA[emre torunoğlu]]></category>
		<category><![CDATA[ertugrul cesur ankara]]></category>
		<category><![CDATA[GAZETE MSB ASAL HSM]]></category>
		<category><![CDATA[gazete ve televizyonda çıkan teknoloji haberler]]></category>
		<category><![CDATA[gazeteler basın yayın]]></category>
		<category><![CDATA[kağıt kıyma makinası]]></category>
		<category><![CDATA[medya basın]]></category>
		<category><![CDATA[medya türk net]]></category>
		<category><![CDATA[medya YAYIN HABERLERİ]]></category>
		<category><![CDATA[teknoloji ve basın ile ilgili yazı yada haber]]></category>
		<category><![CDATA[TSK belge imhası için kıyma makinesi almış]]></category>
		<category><![CDATA[turk basın yayın]]></category>
		<category><![CDATA[turk basini gazeteler]]></category>
		<category><![CDATA[turk medaysi]]></category>
		<category><![CDATA[turk medya]]></category>
		<category><![CDATA[turkiye medya]]></category>
		<category><![CDATA[turkmedaysi]]></category>
		<category><![CDATA[türkmedya]]></category>
		<category><![CDATA[www basın]]></category>
		<category><![CDATA[www.basinyayin.net]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.basinyayin.net/?p=2892</guid>
		<description><![CDATA[Darbe, çete ve sahte evrak suçlarına karıştıkları söylenen subaylarla ilgili Cumhuriyet savcılarının Genelkurmay&#8217;dan istediği çok sayıda evrakın imha edildiği iddialarıyla sarsılan TSK, evrakların imha edildiğine dair iddiaları güçlendirecek ilginç bir satın alma gerçekleştirdi. TSK&#8217;nın geçtiğimiz yıl 44 adet kağıt, cd ve disket kıyma makinesi aldığı ortaya çıktı. TSK&#8217;nın söz konusu kıyma makinesi alımı kamuoyunda “meçhul [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Darbe, çete ve sahte evrak suçlarına karıştıkları söylenen subaylarla ilgili Cumhuriyet savcılarının Genelkurmay&#8217;dan istediği çok sayıda evrakın imha edildiği iddialarıyla sarsılan TSK, evrakların imha edildiğine dair iddiaları güçlendirecek ilginç bir satın alma gerçekleştirdi. TSK&#8217;nın geçtiğimiz yıl 44 adet kağıt, cd ve disket kıyma makinesi aldığı ortaya çıktı. TSK&#8217;nın söz konusu kıyma makinesi alımı kamuoyunda “meçhul subay” olarak da bilinen ihbarcı subayın mektubunda da yer almıştı.</p>
<p>İHALESİ YAPILMADI TSK&#8217;ya, Milli Savunma Bakanlığı üzerinden Devlet Malzeme Ofisi eliyle 15 Temmuz 2009&#8242;da 44 adet imha makinesi alındı. Çapraz kesim yapabilen büro tipi imha makineleri için Devlet Malzeme Ofisi&#8217;ne 68 bin 677 TL verilirken, imha makineleri için ihale yapılmadı. Alım, Müsteşar İdari Yardımcı vekili Tuğgeneral Kemal Çalışkan&#8217;ın onayı ile yapıldı.</p>
<p>“MRK:4490-516-09/Büt.Tah.Ş” ibareli alımın onaya  gönderilen belgesinde şöyle denildi:</p>
<p><strong>“ACİL İHTİYAÇ”</strong><br />
15  Temmuz 2009 tarihinde yerine getirilen talep yazısında, “Milli Savunma  Bakanlığı ASAL Dairesi Başkanlığı teşkilatında kullanılmak üzere onay  belgesinde cins ve miktarı yazılı malzemelere acilen ihtiyaç vardır.  Uygun görüldüğü takdirde, malzemelerin DMO&#8217;dan satın alınmasına ve  bedelinin ASAL Daire başkanlığının 2009 Mali Yılı Bütçesi &#8216;03.7.1.02  Büro ve Eşyeri Makine ve Teçhizat alımları Ekonomik Kodu&#8217;dan, KDV dahil  68.677,70 TL&#8217;nın 1 No&#8217;lu Mrz.Sym.lığınca DMO Ziraat Bankası KKK Bürosu  Ankara nezdindeki 9003443-5001 numaralı hesaba aktarılmasını tensip ve  emirlerinize arz ederim” denilmesi dikkat çekiyor.<br />
<strong><br />
ISLAK  BELGE SONRASINA DENK GELDİ</strong><br />
Öte yandan TSK&#8217;ya alınan kağıt  kıyma makinelerinin, Vakit gazetesinde yayınlanan belgeler ve  habervaktim.com&#8217;da yayınlanan ses kayıtları sonrasına denk gelmesi  dikkat çekti. Gazetelerde yer alan irticayla mücadale eylem planınına  ait belgenin ıslak imzalı halinin olup olmadığı uzun süre tartışılmış,  ismini açıklamayan “ihbarcı subay”, Ergenekon savcılarına gönderdiği  ihbar mektubunda, belgenin orijinalini göndermişti. İhbar mektubunda,  İrticayla Mücadele Eylem Planı&#8217;nın medyada yer alması sonrasında  Genelkurmay Başkanlığı&#8217;ndaki tüm bilgisayarların özel programlarla 35  kez geri getirilemeyecek şekilde silindiği öne sürülmüş ve belgelerin  orijinallerinin imha edildiğinden söz edilmişti.</p>
<p>Aynı ihbar  mektubunda, “Genelkurmay Karargahı&#8217;ndaki tüm kağıt imha makineleri bir  araya toplanarak, hukuki açıdan sıkıntı oluşturacak kırk torbaya yakın  evrak (Kağıt parçaları!) bu makinelerde kırpılarak ve akabinde yakılarak  deliller yok edilmiştir.” ibaresi de dikkat çekmişti.</p>
<p><strong>GELİŞMİŞ  HSM 125.2 CD&#8217;LERİ BİLE ÖĞÜTÜYOR</strong><br />
Satın alınan imha  makineleri piyasanın en iyisi olarak bilinen HSM marka. HSM 215.2  modelinin tercih edilme sebebi ise parçalama ebadının birleştirmeye  imkan tanımayacak kadar küçük olması. 1.9 x15 mm&#8217;lik gözle zor fark  edilen küçüklükte doğrama yapabilen makine, aynı zamanda cd, disket ve  kredi kartı gibi kalın plastikleri de doğruyor, zımba, ataç gibi kağıda  yapışık metalleri de öğütüyor. Birleşik 18 sayfayı tek seferde  öğütebilen makinenin piyasa satış fiyatı yaklaşık 2 bin 500 TL.</p>
<p>Vakit</p>
<img src="http://www.basinyayin.net/?ak_action=api_record_view&id=2892&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.basinyayin.net/tsk-belge-imhasi-icin-kiyma-makinesi-almis/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Baykal Ergenekon&#8217;un neresinde?</title>
		<link>http://www.basinyayin.net/baykal-ergenekonun-neresinde</link>
		<comments>http://www.basinyayin.net/baykal-ergenekonun-neresinde#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 10:29:40 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Baykal Ergenekon'un neresinde?]]></category>
		<category><![CDATA[ergenekonun başı kim]]></category>
		<category><![CDATA[genel kurmay başkanlığı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.basinyayin.net/?p=2886</guid>
		<description><![CDATA[Sanırım  şu sıralar, Anadolu&#8217;nun sade evleri dahil birçok mahfilde şu soru  soruluyordur: Ahmet Taşgetiren&#8217;den farklı bir Deniz Baykal yazısı&#8230;
Ahmet  Taşgetiren yazdı.-Baykal Ergenekon&#8217;un neresinde?
&#8220;Ergenekon&#8217;un avukatlığı&#8221;na soyunduğunu bizzat kendisi söylemişti.  Silivri&#8217;de tutuklu bulunanların namuslu vatan evlatları olduğuna dair  kefaletini, bir iki değil, hemen her Salı konuşmasında kamuoyu ile  paylaşıyor.
Ama sanırım Baykal&#8217;ın [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Sanırım  şu sıralar, Anadolu&#8217;nun sade evleri dahil birçok mahfilde şu soru  soruluyordur: Ahmet Taşgetiren&#8217;den farklı bir Deniz Baykal yazısı&#8230;<br />
Ahmet  Taşgetiren yazdı.-Baykal Ergenekon&#8217;un neresinde?</p>
<p>&#8220;Ergenekon&#8217;un avukatlığı&#8221;na soyunduğunu bizzat kendisi söylemişti.  Silivri&#8217;de tutuklu bulunanların namuslu vatan evlatları olduğuna dair  kefaletini, bir iki değil, hemen her Salı konuşmasında kamuoyu ile  paylaşıyor.</p>
<p>Ama sanırım Baykal&#8217;ın Ergenekon&#8217;la ilişkisi, sadece &#8220;avukatlık ilişkisi&#8221;  denecek kadar yalın değil.</p>
<p>Mesela siz, zaman zaman &#8220;Öyleyse Başbuğ gerekeni yapsın&#8221; tarzındaki  çağrılarını nasıl değerlendirirsiniz?</p>
<p><strong>&#8220;Başbuğ gerekeni yapsın&#8221; sözünü Ergenekon&#8217;un bütün boyutlarıyla  ortaya çıkmasını gerçekten isteyenler bile, dokuz boğumluk boğazdan  çıkaramazken, CHP lideri çatır çatır &#8220;İstifa et, ne duruyorsun&#8221; demeye  getiriyorsa, bu &#8220;avukatlık&#8221; mıdır?</strong></p>
<p>Şu son salı konuşmasını ele alalım mesela. Özetle kurgu şöyle:</p>
<p>-Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Genelkurmay Başkanı Çankaya&#8217;da buluştu.</p>
<p>-Bu buluşmadan sonra iki açıklama yapıldı:</p>
<p> Dursun Çiçek&#8217;in imzasının Jandarma Kriminal&#8217;de de  ıslak çıktığı açıklandı.</p>
<p>2003&#8242;te 1. Ordu&#8217;da yapılan tatbikatın bir darbe  hazırlığı olduğu ve bunun KKK&#8217;nın, Genelkurmay Başkanlığı&#8217;nın onayı ve  bilgisi dışında, emirlere uymayan bir şekilde yapılmış olduğu açıklandı.</p>
<p>Baykal bundan sonra şu muhakemeyi yürütüyor:</p>
<p>-Dursun Çiçek, Genelkurmay&#8217;ın kalbinde çalışıyor.</p>
<p>-Eğer imzanın ıslak çıkması Dursun Çiçek&#8217;in bu işi yaptığı anlamına  geliyorsa, Çiçek bunu tek başına yapmış olamaz. Eğer Genelkurmay&#8217;da  &#8216;İrticayla Mücadele Eylem Planı&#8217; diye bir plan hazırlanmış ise bunun net  bir şekilde ortaya çıkması lazım, yarım yamalak değil.</p>
<p><strong>-Bu planı, emir kumanda olmadan kim hazırladı?</strong></p>
<p>-Çiçek o belgeyi hazırladıysa hesabını vermelidir. Sadece o değil  belgenin hazırlanmasına fırsat veren, onunla işbirliği yapan,  işbirliğine göz yumanlar da sonuna kadar araştırılıp, gerçek ortaya  çıkarılmalı.</p>
<p>Baykal, bundan sonra da &#8220;Mutlu bir rastlantı&#8221; tanımlaması ile &#8220;üçlü  zirve&#8221; ile bu gelişmelerin ilgisinin bulunduğunu, bir anlamda orada bir  pazarlık yaşandığını ve Genelkurmay&#8217;ın birilerini kurban verdiğini ima  ediyor:</p>
<p>&#8220;-Kamuoyuyla, böyle oyuncakla oynar gibi oynayamazsınız. Böyle bir  kanaatin bu aşamada ifade edilmesi için kamuoyunu tatmin edecek ciddi  bir araştırmanın yapıldığı söylenemez.&#8221;</p>
<p>Baykal, bu değerlendirmelerin ardından da Genelkurmay Başkanı&#8217;na dönüp,  &#8220;Gereğini yap&#8221; diyor. Gereğinin ne olduğunu da Haber Türk&#8217;ten Muharrem  Sarıkaya&#8217;ya anlatıyor:</p>
<p>&#8220;Gerçek olduğunu yaptığın Genelkurmay açıklaması ile kabul ettin. Madem  gerçek, o zaman gereğini yapacaksın. İstifa edeceksin. Demokrasilerde  böyle olur. &#8216;Benim bilgim dışında, haberim yoktu&#8217; diye kendini kurtarman  yakışık almaz.&#8221; ( HT, 10 Mart 2010)</p>
<p><strong>Baykal&#8217;ın mantığı tutarsız denemez.</strong></p>
<p>Gerçekten, bugüne kadar Dursun Çiçek&#8217;le ilgili ana soru hep aynı oldu:</p>
<p>Dursun Çiçek böyle bir planın içinde yer almışsa, iki şey ortaya çıkar  denilmiştir:</p>
<p><strong>Bir:</strong> Ya bunu Genelkurmay&#8217;ın bilgisi içinde  gerçekleştirmiştir.</p>
<p><strong>İki:</strong> Ya da Genelkurmay Başkanlığı, kendi karargâhında  olan bitenden habersizdir.</p>
<p>Her iki hal de, Genelkurmay&#8217;ı ciddi anlamda sorumlu kılıyor.</p>
<p>Aynı şekilde, 7 yıl önce 1. Ordu bünyesinde gerçekleşen ve bugün &#8220;darbe  hazırlığı idi&#8221; raporu verilen iş, &#8220;Kara Kuvvetleri&#8217;nin ve Genelkurmay&#8217;ın  bilgisi dışında olmuş&#8221; şeklinde yapılan bir açıklama ile üstü örtülecek  bir iş değildir.</p>
<p>Yani ortada Genelkurmay&#8217;ın ve ilgili komutanların sorumluluğu vardır.</p>
<p><strong>Baykal diyor ki:</strong></p>
<p>-Peki o zaman, komutanlar neden salıverildi? Bunda, Çankaya&#8217;daki  zirvenin payı var mıdır? Yani orada Genelkurmay Başkanı kendini ve bazı  komutanları kurtarmak için, &#8220;aldım verdim pazarlıkları ile&#8221; birilerini  kurban mı vermiştir? Hatta Muharrem Sarıkaya&#8217;nın verdiği bilgiye göre  Baykal, &#8220;Başbuğ&#8217;un Çankaya&#8217;da teslim alındığına inanıyor.&#8221;</p>
<p>Bunlar müthiş ithamlar.</p>
<p>Bunun ardından Baykal&#8217;ın &#8220;Sadece Çiçek değil belgenin hazırlanmasına  fırsat veren, onunla işbirliği yapan, işbirliğine göz yumanlar da sonuna  kadar araştırılıp, gerçek ortaya çıkarılmalı&#8221; demesi anlamsız değil.</p>
<p>Bütün bu dozunu yükselten ithamlarla Baykal ya gerçekten bütün  sorumluların ortaya çıkmasını istiyor olabilir -ki bu, gerçekten  demokratik bir hassasiyet olurdu- ya da Levent Ersöz gibi &#8220;Ben  karanlıkta kalacaksam herkes kalmalı&#8221; türünden, &#8220;Ergenekon&#8217;da birilerini  kurban verecekseniz, onunla birlikte siz de kurban olun ya da okkanın  altına gitmek istemiyorsanız, kurban alınmak istenenleri kurtarın&#8221;  cinsinden bir şantaja dönüşür.</p>
<p>Bence konu hâlâ soru durumunda:</p>
<p>-Baykal acaba hangisini oynuyor?</p>
<p>BUGÜN</p>
<img src="http://www.basinyayin.net/?ak_action=api_record_view&id=2886&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.basinyayin.net/baykal-ergenekonun-neresinde/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Başörtülü avı</title>
		<link>http://www.basinyayin.net/basortulu-avi</link>
		<comments>http://www.basinyayin.net/basortulu-avi#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 11 Mar 2010 10:27:45 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Başörtülü avı]]></category>
		<category><![CDATA[başörtüsü iskender pala]]></category>
		<category><![CDATA[fesbuh]]></category>
		<category><![CDATA[FESBUH nasil giriliyor]]></category>
		<category><![CDATA[wesbuh]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.basinyayin.net/?p=2884</guid>
		<description><![CDATA[Erzincan&#8217;daki Ergenekon soruşturamasında sanıklardan ele geçirilen belgeler jandarmanın başörtüsü takan görevlileri adım adım izleyerek fişlendiğini ortaya koydu.
Jandarma istihbarat görevlilerinin bir hemşireyi takip ederek hazırladığı bilgi notunda &#8220;başörtüsü taktığı görüldü, fotoğrafı çekildi&#8221; ifadeleri dikkat çekti. Erzincan soruşturmasının ek delil klasörleri, Jandarma&#8217;nın bölgede yürüttüğü şok edici istihbarat çalışmalarını ve ilginç yöntemlerini ortaya çıkardı. Klasörlerde yer alan, üç [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Erzincan&#8217;daki Ergenekon soruşturamasında sanıklardan ele geçirilen belgeler jandarmanın başörtüsü takan görevlileri adım adım izleyerek fişlendiğini ortaya koydu.</p>
<p>Jandarma istihbarat görevlilerinin bir hemşireyi takip ederek hazırladığı bilgi notunda &#8220;başörtüsü taktığı görüldü, fotoğrafı çekildi&#8221; ifadeleri dikkat çekti. Erzincan soruşturmasının ek delil klasörleri, Jandarma&#8217;nın bölgede yürüttüğü şok edici istihbarat çalışmalarını ve ilginç yöntemlerini ortaya çıkardı. Klasörlerde yer alan, üç jandarma görevlisi N.Y, K.Y ve M.A&#8217;nın &#8216;yapılan faaliyet özeti&#8217; başlıklı bilgilendirme notuna göre, göre 11 Mayıs 2006 günü Erzincan İl Jandarma Komutanlığı&#8217;ndan hareket eden jandarma timi, il merkez Hancı Çiftliği&#8217;nden geçici olarak Akyazı Beldesi Sağlık Ocağı&#8217;nda göreve başlayan Sevim Özer isimli başörtülü bir ebe hemşireyi tüm gün izleyerek başörtülü fotoğraflarını çekti. &#8220;BAŞÖRTÜLÜYÜ YAKALADIK&#8221; RAPORU Yapılan istihbarat çalışması doğrultusunda üst makamlara yazılan raporda jandarma, şu ifadelere yer verdi: &#8220;İl Jandarma Komutanlığı&#8217;ndan hareket edilerek il merkezine gelindi. Hancı Çiftliği&#8217;nde ebe hemşire olarak görev yapan Sevim ismindeki şahsın mesai saatleri içerisinde sağlık ocağında başörtülü olarak görev yaptığı duyumuna istinaden istihbari çalışma başlatıldı. Hancı çiftliğinde görev yapan ebe hemşirenin geçici görevle Akyazı Beldesi Sağlık Ocağı&#8217;na alındığı ve halen orada çalıştığı tespit edildi. Akyazı Sağlık Ocağı&#8217;na gidilerek ebe hemşirenin başörtülü olarak görev yaptığı görüldü ve fotoğrafı çekildi. Ayrıca isminin Sevim Özer olduğu, Yozgat İli Yerköy nüfusuna kayıtlı olduğu, eşinin il merkezinde öğretmen olarak çalıştığı bilgileri öğrenildi. Ayrıca aynı sağlık ocağında çalışan ve ismi tespit edilemeyen başka bir hemşirenin de başörtülü olarak çalıştığı görüldü ve fotoğrafı çekildi.&#8221; Kaynak: Yenişafak</p>
<img src="http://www.basinyayin.net/?ak_action=api_record_view&id=2884&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.basinyayin.net/basortulu-avi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>El Aksa&#8217;da &#8216;Kurtar bizi Türkiye&#8217; sesleri</title>
		<link>http://www.basinyayin.net/el-aksada-kurtar-bizi-turkiye-sesleri</link>
		<comments>http://www.basinyayin.net/el-aksada-kurtar-bizi-turkiye-sesleri#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Feb 2010 23:34:18 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[]]></category>
		<category><![CDATA[28 Şubat İsrail planıydı!]]></category>
		<category><![CDATA[bas.ın]]></category>
		<category><![CDATA[basım ve yayım ile ilgili yazı]]></category>
		<category><![CDATA[basım ve yayın teknolojileri]]></category>
		<category><![CDATA[basım ve yayın teknolojileri İSTANBUL]]></category>
		<category><![CDATA[basım yayın+güncel]]></category>
		<category><![CDATA[basın]]></category>
		<category><![CDATA[basin medya]]></category>
		<category><![CDATA[BASIN NET]]></category>
		<category><![CDATA[basın teknoloji haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[basın ve teknoloji haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[basın ve yayın]]></category>
		<category><![CDATA[basın ve yayıncılık]]></category>
		<category><![CDATA[basın yayın]]></category>
		<category><![CDATA[basın yayın teknoloji haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[basın yayın.com]]></category>
		<category><![CDATA[basında son dakika]]></category>
		<category><![CDATA[basında teknoloji haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[basındaki teknoloji haberleri yazı]]></category>
		<category><![CDATA[basından haber yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[basından teklonaji haberleri cewaplarıu]]></category>
		<category><![CDATA[basından teknoloji haberleri ile ilgisi yazılar]]></category>
		<category><![CDATA[basından teknoloji haberleri metni]]></category>
		<category><![CDATA[basından teknoloji haberleri yazi]]></category>
		<category><![CDATA[basınmedya]]></category>
		<category><![CDATA[basinyayin]]></category>
		<category><![CDATA[basınyayın.com]]></category>
		<category><![CDATA[çocuk basın yayın ve gazete dergi adları]]></category>
		<category><![CDATA[DIS BASINDA TÜRKIYE CANLI]]></category>
		<category><![CDATA[eğitim ve basın yayın]]></category>
		<category><![CDATA[El Aksa'da 'Kurtar bizi Türkiye' sesleri]]></category>
		<category><![CDATA[gazete ve dergilerden basın ve teknoloji haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[Medya]]></category>
		<category><![CDATA[medya basın]]></category>
		<category><![CDATA[medya turk]]></category>
		<category><![CDATA[net basın]]></category>
		<category><![CDATA[turk medya]]></category>
		<category><![CDATA[türk medya com]]></category>
		<category><![CDATA[türk medyası gazeteler]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye basın yayın]]></category>
		<category><![CDATA[türkmedya]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.basinyayin.net/?p=2879</guid>
		<description><![CDATA[İsrail Polisi ile Filistinli göstericiler arasında El Aksa Camii ve etrafında meydana gelen olaylarda caminin Hutta kapısı önünde toplanan Filistinliler Türkiye ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan&#8217;la ilgili sloganlar attı.
Haremüşşerif avlusu ve etrafındaki girişlerde sabah saat 08.30 civarında başlayan gerginlik ve çatışmalar, İsrail askerlerinin öğle namazı öncesinde, camiyi 50 yaş sınırlaması ile açarak girişlere izin vermesiyle [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>İsrail Polisi ile Filistinli göstericiler arasında El Aksa Camii ve etrafında meydana gelen olaylarda caminin Hutta kapısı önünde toplanan Filistinliler Türkiye ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan&#8217;la ilgili sloganlar attı.</p>
<p>Haremüşşerif avlusu ve etrafındaki girişlerde sabah saat 08.30 civarında başlayan gerginlik ve çatışmalar, İsrail askerlerinin öğle namazı öncesinde, camiyi 50 yaş sınırlaması ile açarak girişlere izin vermesiyle yatıştı. Görgü tanıklarından biri, sabah saatlerinde turistlerin cami avlusunu ziyaretleri esnasında, birkaç Yahudi yerleşimcinin &#8220;turist gibi&#8221; aralarına karıştığını, camide geceden beri bekleyen gençlerin yerleşimcilerin ve turistlerin üzerine taş attıklarını söyledi. İsrail&#8217;in Purim Bayramı sırasında Yahudi yerleşimcilerin camiye girmeye teşebbüs edeceği yolundaki söylentiler nedeniyle, yaklaşık 20 kadar gencin geceyi El Aksa Camii içinde geçirdikleri bildirilmişti. Ancak, görgü tanıkları, cami avlusuna girenlerin camiye girme gibi bir teşebbüsleri bulunmadığını anlattılar. Cami içerisinde bekleyen gençlerin, çoğunluğu turist olan ziyaretçilere taşlarla saldırması üzerine, İsrail polisleri müdahale etmiş, caminin bütün girişleri kapatılmıştı. Caminin minarelerinden birkaç dakika süreyle, &#8220;yerleşimcilerin camiye girdiği&#8221; anonslarıyla herkesin camiye toplanması yolunda çağrılar yapılmış, daha sonra caminin elektriği kesilmişti. Bu anonslardan sonra camiye açılan bütün ara sokakların girişlerine İsrail polisi barikatlar kurmuş ve geçişlere izin vermemişti. Eski Kent&#8217;in kapılarından da sadece 50 yaşın üzerindekilerin girişine izin verilmişti. Hutta ve Silsile kapısı önlerinde biriken Filistinliler ile, İsrail polisi arasında arbedeler yaşanırken, bazı Arap gençleri, polislere taşlı saldırılarda bulunmuştu. Polis, bu olaylar sırasında toplam 7 kişiyi gözaltına alırken, olaylarda taşlardan ve gözyaşartıcı bombalardan 4&#8242;ü İsrail polisi 18 kişinin yaralandığı bildirildi. FİLİSTİNLİLER TÜRKİYE VE BAŞBAKAN ERDOĞAN LEHİNE SLOGAN ATTI Caminin Hutta kapısı civarında bekleyen öfkeli kalabalık ise, bir süre Türkiye ve Başbakan Erdoğan lehine sloganlar attı. Kalabalık, Filistin Devlet Başkanı Mahmd Abbas&#8217;ı protesto ederken &#8220;Yaşasın Türkiye&#8221;, &#8220;Güçlü Türkiye&#8221;, &#8220;Büyük Tayyip&#8221;, &#8220;Kurtar Bizi Türkiye&#8221; diye bağırdılar. Olaylar öğleye doğru başlayan şiddetli yağmur ve polisin cami girişlerini yine 50 yaşın üzerindekilerle kadınlara açması üzerine yatışarak normale döndü. Cami ve çevresindeki olaylar sırasında, Doğu Kudüs&#8217;ün Ras El Amud mahallesinde toplanan gençler de, İsrail polislerine taşlı saldırılarda bulundu. Bu arada, Kudüs Müftüsü polisin El Aksa&#8217;ya girdiğini öne sürerek, bunun aşırı dinci Yahudilerin buraya girmelerini sağlamayı amaçladığını savundu. İsrail polis sözcüsü ise polislerin camiye girdiği iddialarını yalanladı. Haremüşşerif&#8217;te Ekim ayında da aşırı sağcı Yahudilerin cami avlusuna girmelerinden sonra çatışmalar çıkmış, gerginlik günlerce sürmüştü.</p>
<p>Haber 7</p>
<img src="http://www.basinyayin.net/?ak_action=api_record_view&id=2879&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.basinyayin.net/el-aksada-kurtar-bizi-turkiye-sesleri/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>28 Şubat İsrail planıydı!</title>
		<link>http://www.basinyayin.net/28-subat-israil-planiydi</link>
		<comments>http://www.basinyayin.net/28-subat-israil-planiydi#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Feb 2010 23:24:59 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[28 Şubat İsrail planıydı video]]></category>
		<category><![CDATA[28 Şubat İsrail planıydı!]]></category>
		<category><![CDATA[akit gazete]]></category>
		<category><![CDATA[erbakan]]></category>
		<category><![CDATA[fesbuh]]></category>
		<category><![CDATA[namık kemal zeybek yiğit bulut]]></category>
		<category><![CDATA[necmettin erbakan]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.basinyayin.net/?p=2875</guid>
		<description><![CDATA[Dönemin Başbakanı Necmettin Erbakan, 28 Şubat&#8217;la ilgili olarak ilk defa konuştu&#8230; Tarihî 28 Şubat MGK&#8217;sında kendisine dayatılan raporun, Siyonistlerin oluşturduğu “300&#8242;ler Meclisi” tarafından hazırlandığını söyleyen Erbakan, “28 Şubat&#8217;çılar kaybetti&#8230;
&#8216;Çünkü, millete rağmen başarılı olunamaz&#8217; dedi. ERTUĞRUL CESUR / ANKARA Milli Görüş Lideri Necmettin Erbakan, 28 Şubat darbesinin 13. yıldönümünde REFAH-YOL Hükümetinin düşürülmesi ile ilgili önemli açıklamalarda [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Dönemin Başbakanı Necmettin Erbakan, 28 Şubat&#8217;la ilgili olarak ilk defa konuştu&#8230; Tarihî 28 Şubat MGK&#8217;sında kendisine dayatılan raporun, Siyonistlerin oluşturduğu “300&#8242;ler Meclisi” tarafından hazırlandığını söyleyen Erbakan, “28 Şubat&#8217;çılar kaybetti&#8230;</p>
<p>&#8216;Çünkü, millete rağmen başarılı olunamaz&#8217; dedi. ERTUĞRUL CESUR / ANKARA Milli Görüş Lideri Necmettin Erbakan, 28 Şubat darbesinin 13. yıldönümünde REFAH-YOL Hükümetinin düşürülmesi ile ilgili önemli açıklamalarda bulundu. Esnaf ve Sanatkarlar Derneği (ESDER) tarafından düzenlenen, “28 Şubat ve Ticari Hayata Etkileri” konulu konferansta konuşan Erbakan, REFAH-YOL Hükümetinin Siyonist güçler tarafından yıkıldığının kriptolu yazışmalarla ortaya çıktığını söyedi. Dünyanın, Rokefeller, Rotschiller gibi sermaye güçlerinin oluşturduğu küresel Siyonist-Masonik odaklar tarafından yönetildiğini anlatan Erbakan, Refah Partisi&#8217;nin iktidardan düşürülmesi ile ilgili bu güçlerin oluşturduğu “300&#8242;ler Meclisi” tarafından bir rapor hazırlatıldığını dile getirerek, “İşte bu plan daha sonra Milli Güvenlik Kurulu&#8217;nda bizim önümüze getirildi” dedi. ASKERLERİ DARBEYE ABD ZORLADI İslam ülkeleri arasında D-8 Projesi için karar alınmasının ardından dönemin Amerikan Devlet Bakanı Warren Kristopher tarafından ABD&#8217;nin Ankara Büyükelçiliği dahil çeşitli merkezlere gönderilen Ekim 1996 tarihli mektuba dikkat çeken Erbakan, gizli ibareli bu mektuptaki şu ifadelere dikkat çekti: “Türkiye, Birleşik Devletlerin anahtar strarejik ortağı olarak kalmak mecburiyetindedir ve bunun bu pozisyonununu gerçekleştirip sürdürmedeki başarımız, bizim milli menfaatlerimizi doğrudan etkileyecektir. Türk askeriyesi bu sonucu elde etmeye doğru daha büyük çaba sarfetmesi için harekete geçmeye zorlanmalıdır. Bu konudaki aksiyon planlarınızı ve yorumlarınızı bekliyoruz.” Erbakan, bu mektupla aynı tarihlerde çeşitli kurumlardan Türkiye&#8217;nin İslam dünyası ile yakınlaşmasından rahatsızlık duyulduğuna ilişkin açıklamaların geldiğine dikkat çekti. “MGK&#8217;DA TEK BAŞIMA DİRENDİM” Makovsky&#8217;den gelen kripto ile birebir aynı olan MGK&#8217;daki dayatmaların 9 saat sürdüğünü ve bunun 5 saatinde asker tarafının konuştuğunu belirten Erbakan, “28 Şubat MGK toplantısı 9 saat sürdü. Türkiye&#8217;de başörtülülerin, sakallıların sayısının arttığı yönünde gelişmelerle ilgili konuşuldu. Onlar tam 5 saat konuştular, ardından ben söz aldım&#8230; Ortağımdan hiç ses yok. Kapıda uzun boylu bir yaver vardı. Ona, ‘Cumhurbaşkanı&#8217;nın masasının üzerinde her zaman Anayasa kitapçığı bulunurdu, bugün yok. Bana bir Anayasa kitapçığı getirir misin&#8217; dedim. Kitapçık geldikten sonra 2. maddeyi okudum. ‘Bu sizin konuştuğunuz meseleler, insan hakları kapsamında değerlendirilmelidir. Öyle değil diyorsanız araştıralım&#8217; dedim. Demirel, ‘Şu kadar saat geçti, konuştuk. Bu saatten sonra daha bunu mu konuşacağız, MGK Genel Sekreterliği araştırsın&#8217; dedi. Ancak Genel Sekreterlikten, ‘Bizim böyle bir araştırma yapmak için elemanlarımız yok&#8217; denildi. Demirel, ‘O zaman Hükümet araştırsın&#8217; dedi. Ben de bunu kabul ettim. Benim imzaladığım sadece bu karardır. Onun dışında hiçbir kararı imzalamadım” şeklinde anlattı. “DARBE SONRASI MEKÂNLARINI GÖSTERMİŞLER” Ardından konunun Bakanlar Kurulu&#8217;na intikal ettiğini anlatan Erbakan, sözlerine şöyle devam etti: “Ancak bu esnada ortağımız Tansu Çiller bana gelip, ‘Efendim bizim gruptan 40 kişiyi koparmışlar. Tek tek Yassıada misali her birine, ‘şurada hapis yatacaksın&#8217; diye hapishaneler göstererek ikna etmişler. Sizin istifanız isteniyor. Demirel, görevi bana verecek, ben de seçim hükümeti kurup ülkeyi seçime götüreceğim dedi. Kendisine, ‘Tansu Hanım siz bu Demirel&#8217;i tanımazsınız. Ben 40 yıldır tanırım, görevi size vermez&#8217; dedim..” Geçmişten Demirel ile ilgili bir de hatırasını anlatan Erbakan, “Bizim önerdiğimiz Meclis&#8217;te önemli bir karar çıkacaktı. Demirel ile konuştum, ‘Mutlaka sizin de katılmanız gerekir..&#8217; dedim. O da bana, ‘Sen ne dedin de bu zamana kadar yapmadım. Sıra arkadaşıyız, okul arkadaşıyız. Tabiî ki geleceğim. Gelmez olur muyum..&#8217; dedi. Ertesi gün Meclis&#8217;te kanun görüşülüyor, bir baktım, Demirel olmadığı gibi, bir tane bile Adalet Partili yok” dedi. “226&#8242;YI BULUN DİYEN DEMİREL&#8217;İN ÖNÜNE 291 İMZA KOYDUM” Erbakan, Çiller&#8217;in talebi üzerine Demirel&#8217;e güvenmemesine rağmen, 291 milletvekilinden erken seçim için imza topladıklarını ve istifadan bir gün önce bu imzaları Demirel&#8217;e sunduğunu belirterek, olayı şöyle anlattı: “Sayın Demirel, siz hep 226&#8242;yı bulun getirin dediniz, işte size 291 imza dedim.. Siyonistlerin emri ile 40 kişiyi kopartmışlardı. Dediğim gibi biz haklı çıktık; Demirel görevi Tansu Hanım yerine Mesut Yılmaz&#8217;a verdi.” “KARADAYI NE YAPSIN, EMİR BÜYÜK YERDEN” Kendi hükümetleri döneminde rantiyenin hortumlarını kestiklerini, tarihte ilk kez denk bütçeyi gerçekleştirdiklerini kaydeden Erbakan, ekonomik göstergeleri Karadayı&#8217;nın da önüne koyduğunu anlatarak, “Karadayı ile bir araya geldik. Onun önüne şimdi uzun uzadıya anlattığım ekonomik göstergeleri koydum. Ancak o ne yapsın; emir büyük yerdendi” diye konuştu. “28 ŞUBAT&#8217;ÇILAR KAYBETTİ MİLLETE RAĞMEN BAŞARILI OLUNAMAZ” Öte yandan Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç&#8217;ın, “28 Şubat bin yıl sürecekti, 10 yıl bile sürmedi” şeklindeki sözlerinin hatırlatılması üzerine ise Erbakan, “Evet, ben de katılıyorum. 28 Şubat&#8217;çılar kaybetti. Başarılı olamadılar. Millete reğmen başarılı olunamaz” dedi. Erbakan, 1969&#8242;dan beri verdiği mücadeleyi anlatarak, “Milli Görüş, 1969&#8242;dan beri mücadele veriyor. Önce hükümet ortakları oldu, sonra birinci parti oldu. Eğer bugün eşi başörtülü bir beyefendi Cumhurbaşkanı olabildiyse, bu sizin sayenizdedir” dedi. VAKİT</p>
<img src="http://www.basinyayin.net/?ak_action=api_record_view&id=2875&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.basinyayin.net/28-subat-israil-planiydi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Güzel: Kapanmak zorundadır</title>
		<link>http://www.basinyayin.net/guzel-kapanmak-zorundadir</link>
		<comments>http://www.basinyayin.net/guzel-kapanmak-zorundadir#comments</comments>
		<pubDate>Sun, 28 Feb 2010 23:11:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[Güzel: Kapanmak zorundadır]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.basinyayin.net/?p=2871</guid>
		<description><![CDATA[Eski bakanlardan Hasan Celal Güzel, &#8221;28 Şubat&#8217;ın bu yıl dönümünde şunu söylemek lazım ki, darbeler dönemi artık kapanmıştır, kapanmak zorundadır&#8221; dedi.
Eski bakanlardan Hasan Celal Güzel, &#8221;Balyoz Planı&#8221; iddialarıyla ilgili &#8221;Bu iddialar, bu insanların aslında ne kadar kendi insanlarından, kendi milletlerinden uzaklaşmış olduklarının göstergesidir. 28 Şubat da böyle bir darbeydi&#8221; dedi. Güzel, AK Parti Sultangazi İlçe [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Eski bakanlardan Hasan Celal Güzel, &#8221;28 Şubat&#8217;ın bu yıl dönümünde şunu söylemek lazım ki, darbeler dönemi artık kapanmıştır, kapanmak zorundadır&#8221; dedi.</p>
<p>Eski bakanlardan Hasan Celal Güzel, &#8221;Balyoz Planı&#8221; iddialarıyla ilgili &#8221;Bu iddialar, bu insanların aslında ne kadar kendi insanlarından, kendi milletlerinden uzaklaşmış olduklarının göstergesidir. 28 Şubat da böyle bir darbeydi&#8221; dedi. Güzel, AK Parti Sultangazi İlçe Başkanlığınca Yunus Emre Konferans Salonu&#8217;nda düzenlenen &#8221;28 Şubat&#8217;ın Türk Siyasi Hayatına Etkileri&#8221; konulu konferansta yaptığı konuşmada, 2010 yılı Türkiye&#8217;sinin 28 Şubat 1997 yılının Türkiye&#8217;sinden çok farklı olduğunu düşündüğünü belirtti. &#8221;Özellikle son 7 yıldır AK Parti Hükümetinin, Silahlı Kuvvetleri yıpratmamaya çalışarak bir denge içinde verdiği mücadeleyi çok isabetli bulduğunu&#8221; kaydeden Güzel, &#8221;bu mücadelenin gerçekten Türkiye&#8217;deki inançlı halkın, bir avuç oligarşiyle mücadelesi olduğunu&#8221; söyledi. Darbelerin 1876 yılında, ilk modern ordunun yaptığı bir ayaklanma mahiyetindeki hareketlenme ile başladığını anlatan Güzel, 1909 yılında ise Padişah 2. Abdülhamit&#8217;in 31 Mart Vakası ile tahttan indirildiğini anımsattı. Konuşmasında milli mücadele dönemine de atıfta bulunan Güzel, şunları anlattı: &#8221;Atatürk, o zaman bu mücadeleyi başlatmak için sadece askerle hareket etmedi. Kuvayi Milliye ve ve Müdafai Hukuk Cemiyetlerinden faydalanarak mümkün olduğu kadar halka dayalı bir hareketi götürmeye çalıştı. 1920 yılında 1. Meclisin kurulması böyledir. 1921 Anayasası da bir bakıma diğer anayasalara göre demokratik sayılabilir. Ama ne yazık ki bu millet hiçbir zaman kendi anayasasını kendi yapma imkanını bulmadı. Hep darbeciler, bürokratlar, tepeden inmeciler, oligarşik despotlar, halkın manevi değerlerine yan bakanlar, halkı hor görenler bu anayasaları yapma durumunda oldular. En son bu Çetin Doğan ve arkadaşlarının tüylerimizi diken diken eden, inanmakta zorluk çektiğimiz &#8216;Balyoz harekatındaki camilere bomba koyma&#8217; faciası, bu iddialar, bu insanların aslında ne kadar kendi insanlarından, kendi milletlerinden uzaklaşmış olduklarının göstergesidir. 28 Şubat da böyle bir darbeydi.&#8221; Güzel, Türk demokrasi tarihini de anlatarak, &#8221;28 Şubat&#8217;ın bu yıl dönümünde şunu söylemek lazım ki, darbeler dönemi artık kapanmıştır, kapanmak zorundadır&#8221; dedi. Orduyu &#8221;peygamber ocağı&#8221; kabul ettiğini ifade eden Güzel, &#8221;Vazifesi başında asla politikaya karışmadan işini yapan general, subay, asker, benim başımın üzerindedir. Bu millet hiçbir zaman asker düşmanı olmadı. Kırgın olduğu zamanlarda bile küskünlüğünü içine döktü. Çünkü Türk Silahlı Kuvvetleri gerçekten önemlidir. Yıpratılmaması lazım&#8221; diye konuştu.</p>
<p>Samanyoluhaber</p>
<img src="http://www.basinyayin.net/?ak_action=api_record_view&id=2871&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.basinyayin.net/guzel-kapanmak-zorundadir/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Ya plan gerçekleşseydi!</title>
		<link>http://www.basinyayin.net/ya-plan-gerceklesseydi</link>
		<comments>http://www.basinyayin.net/ya-plan-gerceklesseydi#comments</comments>
		<pubDate>Sat, 27 Feb 2010 17:09:27 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[pilav günü nasıl düzenlenir]]></category>
		<category><![CDATA[wp]]></category>
		<category><![CDATA[Ya plan gerçekleşseydi!]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.basinyayin.net/?p=2868</guid>
		<description><![CDATA[Türkiye&#8217;yi karıştırma amaçlı hazırlanan Balyoz darbe planının kaos çıkarma aşaması da, bu kaosu planlayan subaylar da deşifre oldu.
Şu an yargıda hesap veriyorlar. Ağız birliği etmişçesine hepsi Balyoz&#8217;u da onun yavrularını da ölümüne inkar ediyor. Bu inkarın, hukuk önünde pek işe yaramayacağını bilseler de halk nezdinde askerin imajının daha fazla sarsılmasının önüne geçmek ve kuyruğu kurtarmak [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Türkiye&#8217;yi karıştırma amaçlı hazırlanan Balyoz darbe planının kaos çıkarma aşaması da, bu kaosu planlayan subaylar da deşifre oldu.</p>
<p>Şu an yargıda hesap veriyorlar. Ağız birliği etmişçesine hepsi Balyoz&#8217;u da onun yavrularını da ölümüne inkar ediyor. Bu inkarın, hukuk önünde pek işe yaramayacağını bilseler de halk nezdinde askerin imajının daha fazla sarsılmasının önüne geçmek ve kuyruğu kurtarmak için çabalıyorlar. 5 bin sayfalık ve altında şu an tutuklu bulunan emekli paşa Orgeneral Çetin Doğan&#8217;ın imzasının bulunduğu belirtilen plana şöyle yeniden göz atalım ve bu toprağın insanlarına nasıl bir hainlik planlandığını görelim. Lakin bugünü geçmişten ayıran önemli bir fark var. Geçmişte bu tür planlar yürürlüğe kondu, toplum üzerinde çirkin oyunlar oynandı ve çıkarılan kaosla hükümetler devrildi, kelleler alındı. Bu kez Papaz pilav yemedi ve hain kaos planları uygulanamadan, belki de uygulanma aşamasında ortalığa saçılıverdi. Duyarlı bazı subayların yüreği de vicdanları da bu kirli tezgahla ülkenin karartılmasına izin vermedi&#8230;. BALYOZ 4 AŞAMADAN OLUŞUYORDU Balyoz Darbe Planı&#8217;nın hayata geçirilmesi için yaratılacak kaos planı kapsamında, “Çarşaf”, “Sakal”, “Oraj” ve “Suga” kodlu eylem planları yer alıyordu. İstanbul&#8217;daki Belahattin Camileri Beyazıt ve Fatih&#8217;te cuma günü bombalı saldırı düzenlenmesi planlanıyordu. Çarşaf Planı, Fatih camiinin, Sakal Planı da Beyazıt Camii&#8217;nin Cuma namazı sırasında bombalanmasını içeriyordu. İki büyük cami bombalandıktan sonra öfkeli kalabalığın arasına karışacak sakıllı cübbeli provokatörler halkı Askeri Müze&#8217;yi basmaya yönlendirecek, sakallı, cübbeli ve sarıklı kişilerin müze baskını sırasında askerler silahla karşılık verecek ve ortalık kan gölüne dönecekti. CUMA GÜNÜNÜ KANA BULAYACAKLARDI Beyazıt Camii&#8217;nin bombalanmasını öngören Sakal Planı da Jandarma Yüzbaşı Hüseyin Topuz ve Jandarma Binbaşı Hüseyin Özçoban tarafından hazırlanıp kaydedildi. Plana göre tahrip düzeneği bir çantaya yerleştirilecek ve şadırvanda unutulmuş görüntüsü ile bırakılacaktı. Jandarma Binbaşı Hüseyin Özçoban komutasındaki tim, bombayı cuma günü namazdan 10 dakika önce patlacaktı. Planda özellikle yaralı sayısının fazla olması isteniyor. SIKIYÖNETİM İLAN ETTİRME KATLİAMI Birinci Ordu Plan Semineri öncesinde hazırlanan hareket planları “Türkiye genelinde sıkıyönetim ilan edilmesi” ve “darbe için elverişli koşulların oluşturulması” hedeflerini taşıyor. Bu hedeflerle çok sayıda insanın ölmesine yol açabilecek, büyük tepki ve kaos yaratacak, Türkiye&#8217;yi Yunanistan&#8217;la savaşa sokabilecek eylemler öngörülüyor. Bu planlardan biri “ÇOK GİZLİ” damgasını, Şubat 2003 tarihini ve Harp Akademileri Komutanı Hava Orgeneral İbrahim Fırtına&#8217;nın imzasını taşıyan Oraj Hava Harekat Planı. Planın “Vazife” bölümünde aynen şöyle deniyor: “Hava Kuvvetleri Komutanlığı olarak Türkiye genelinde sıkıyönetim ilan edilmesini sağlamak ve Sıkıyönetim Komutanlıklarının faaliyetlerinin başarıya ulaşmasını sağlamak maksadıyla; Yunanistan&#8217;la gerginliği artıracak ve irtica yanlılarını tahrik ederek TSK aleyhine faaliyetlere başlamalarını sağlayacak, envanterindeki mevcut silah sistemlerini kullanarak psikolojik etki yaratarak hükümet ve TBMM üzerinde baskı kuracak, personel görevlendirmesi yaparak Sıkıyönetim Komutanlıklarına destek verecektir.”</p>
<p>Habervaktim</p>
<img src="http://www.basinyayin.net/?ak_action=api_record_view&id=2868&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.basinyayin.net/ya-plan-gerceklesseydi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>1</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Darbeci generalin hezeyanları Video</title>
		<link>http://www.basinyayin.net/darbeci-generalin-hezeyanlari-video</link>
		<comments>http://www.basinyayin.net/darbeci-generalin-hezeyanlari-video#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Feb 2010 13:28:55 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[]]></category>
		<category><![CDATA["telekomünikasyon"]]></category>
		<category><![CDATA[acıbadem]]></category>
		<category><![CDATA[ahmet taşgetirenin cemil çiçekle ilgili yazısı]]></category>
		<category><![CDATA[basın]]></category>
		<category><![CDATA[basin medya]]></category>
		<category><![CDATA[basın medya haber]]></category>
		<category><![CDATA[basın ve yayın]]></category>
		<category><![CDATA[basın yayın]]></category>
		<category><![CDATA[basında teknoloji haberleri]]></category>
		<category><![CDATA[basinyayin]]></category>
		<category><![CDATA[Darbeci generalin hezeyanları Video]]></category>
		<category><![CDATA[generallerin gizli video]]></category>
		<category><![CDATA[Medya Basin Yayin]]></category>
		<category><![CDATA[medya turk]]></category>
		<category><![CDATA[medya türk net]]></category>
		<category><![CDATA[metim yavuz yalçın]]></category>
		<category><![CDATA[metin yavuz yalçın]]></category>
		<category><![CDATA[türkiye medya yayin]]></category>
		<category><![CDATA[www basın]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.basinyayin.net/?p=2863</guid>
		<description><![CDATA[&#8216;Balyoz&#8217;cu generallerden Tümg. Metin Yavuz Yalçın&#8217;ın, emrindeki genç subayları darbeye hazırlıyor. Üstüne Başbakan&#8217;a ve eşine ağır hakaretlerde bulunuyor. Video paylaşım sitesi Metacafe&#8217;de yayınlanan ses kaydında &#8216;Balyoz&#8217;cu generallerden Tümg. Metin Yavuz Yalçın&#8217;ın, emrindeki genç subayları nasıl darbeye hazırladığı yer alıyor. İşte ses kaydındaki şok eden ifadeler:
Kırılma noktasına doğru yanaşıyoruz
Biz özgürlük, insan hakları bilmem ne furyası ile [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&#8216;Balyoz&#8217;cu generallerden Tümg. Metin Yavuz Yalçın&#8217;ın, emrindeki genç subayları darbeye hazırlıyor. Üstüne Başbakan&#8217;a ve eşine ağır hakaretlerde bulunuyor. Video paylaşım sitesi Metacafe&#8217;de yayınlanan ses kaydında &#8216;Balyoz&#8217;cu generallerden Tümg. Metin Yavuz Yalçın&#8217;ın, emrindeki genç subayları nasıl darbeye hazırladığı yer alıyor. İşte ses kaydındaki şok eden ifadeler:</p>
<!-- ProPlayer by Isa Goksu --><div name="mediaspace" id="mediaspace"><div class="pro-player-container" width="530px" height="353px"><div id="pro-player-2863pp-single-4ba58b3769379"></div></div></div><script type="text/javascript" charset="utf-8">var flashvars = {width: "530",height: "353",autostart: "false",repeat: "false",backcolor: "111111",frontcolor: "cccccc",lightcolor: "66cc00",stretching: "fill",enablejs: "true",mute: "false",skin: "http://www.basinyayin.net/wp-content/plugins/proplayer/players/skins/snel.swf",plugins: "",javascriptid: "2863pp-single-4ba58b3769379",image: "",file: 'http://www.basinyayin.net/wp-content/plugins/proplayer/playlist-controller.php?pp_playlist_id=2863pp-single-4ba58b3769379&sid=1269140279'};var params = {wmode: "transparent",allowfullscreen: "true",allowscriptaccess: "always",allownetworking: "all"};var attributes = {id: "obj-pro-player-2863pp-single-4ba58b3769379",name: "obj-pro-player-2863pp-single-4ba58b3769379"};swfobject.embedSWF("http://www.basinyayin.net/wp-content/plugins/proplayer/players/player.swf", "pro-player-2863pp-single-4ba58b3769379", "530", "353", "9.0.0", false, flashvars, params, attributes);</script>
<p><span style="font-size: x-small;"><span style="font-family: Arial;"><strong>Kırılma noktasına doğru yanaşıyoruz</strong></p>
<p>Biz özgürlük, insan hakları bilmem ne furyası ile AB&#8217;nin kapısında ne  hale geldiğimizi artık herhalde hepimiz görüyoruz. Böyle bir şey olamaz  arkadaşlar. Böyle bir ülke düşünemiyorum, artık belli bir kırılma  noktasına doğru yanaşıyoruz.</p>
<p><strong>Muhalefet meydanı boş bıraktı tehlikeli bir yerdeyiz</strong></p>
<p>Meydanı boş buldular. Bunların karşısında kimse yok. Var diyen elini  kaldırsın, yok! Birisi (deniz Baykal) Antalya&#8217;da gayet güzel yüzüyor,  öbürü (devlet bahçeli) otağlarda oturuyor kımız içiyor, öbürü hırlı mı,  hırsız mı mafya mı nedir o belli değil.. Yani ilerde hükümet değişikliği  olsa dahi bu pisliği temizlemek bile ayrıca iki üç sene sürer. Bu da  ülkenin gerilemesine yol açıyor. Tarif edilemeyecek kadar tehlikeli bir  yerlerdeyiz.</p>
<p><strong>TSK hakkında konuşan eş&#8230;&#8230;. eş&#8230;.. başka şeyle uğraşın!</strong></p>
<p>Adamlar artık hiçbir şey söylememeye gayret ettikleri türk silahlı  kuvvetleri hakkında konuşmaya başladılar. Ona bakacağınıza eş&#8230;&#8230;.  eş&#8230;.. dünya kadar problem var, onlarla uğraşın. Onlarla ilgilenin.  Muhalefet, ohh yat para tıkır tıkır alıyor, hiç yapıcı bir muhalefet  gördünüz mü? O da yok.. Yapıcı muhalefet olmadığı takdirde piyasa  bunlara kalır. Bunlar da her geçen gün artan biçimde terbiyesizlik  yapmaya başladılar. Bunu arttırabilirler.</p>
<p><strong>Ortam 1980 gibi değil her şeyi hesap ediyoruz</strong></p>
<p>Diyeceksiniz ki biz niye sesimizi çıkarmıyoruz? Şu konuda müsterih olmak  gerekiyor: genelkurmay karargahı, kuvvet komutanları onlar hepsini, her  şeyi ince ince hesaplıyorlar. Sıkılıyorsunuz ama hesapları iyi yapmanız  gerekiyor. Şimdilerde ortam eskisi gibi değil. Yani 1980&#8242;deki gibi de  değil. Her şey çok farklı. Her şeyin hesabını tutmanız gerekiyor. Çünkü  karşımızdakiler bu şer&#8230;.. hükümetle gizli gizli bu işleri  yürütüyorlar.</p>
<p><strong>Tayyip Erdoğan&#8217;ın Türk olduğuna inanmıyorum</strong></p>
<p>Bakın size söylüyorum bak: ben birçoğunun Türk olduğuna dahi  inanmıyorum. Adam Rizeliyim diyor, benim Rizeli arkadaşlarım var.. İşte  emir subayım biliyor, 15 yaşında gelmişler İstanbul&#8217;a. Adam hala o laz  lehçesini kullanıyor, o güzel lehçesi hala duruyor. Bunda hiçbir şey  durmuyor, hanımı da Arap.. Yok, Türk kadını, kadınını bunlar temsil  edemez ya! Geldiler koskoca Türkiye cumhuriyetini idare ediyor, daha ne  rezillikleri var, daha neler var neler.</p>
<p><strong>AKP geldi devletin şahsiyeti kayboldu</strong></p>
<p>Efendim son seçimlerden sonra, yönetime meydanı boş bulan AKP geçmiştir.  Mecliste çok büyük bir çoğunluğu var. Arkadaşlar, devletimiz  şahsiyetini kaybetti. Şahsiyet kaybı var, çok büyük çapta.. Şimdi  İngiltere&#8217;nin demokrasisi ile Türkiye&#8217;nin demokrasisi arasında fark  olması gerekmiyor mu? Demokrasi adına yazılmış her hangi bir kitap  gördünüz mü? Varsa elini kaldırsın, yok.. Ya böyle şey olur mu ya! Şimdi  Danimarka&#8217;nın bulunduğu coğrafi yapı ile benim bulunduğum coğrafi yapı  aynı mı? Benim çevrem ile onun çevresi aynı mı? O zaman onun çizgilerini  iyi çizmek lazım, biz çizemediğimiz için bu hale geldik.</p>
<p><strong>Arkadaşlar: Mehmetçik gibi hammadde elinizde, iyi işleyin!</strong></p>
<p>Biz ayakta durduğumuz sürece hangi model hükümet gelirse gelsin Türkiye  cumhuriyetinin şekli ile kesinlikle oynayamazlar. Dert biziz.. Onun için  yıpratma devam ediyor. Ulan polis teşkilatına ver bak ne oluyor  güvenliğini! Eğitimlerinizi yaparsınız arkadaşlar, elinizde kitabınız  dokümanınız her şeyiniz var, bir de çok önemli olan elinizde hammadde  var: Mehmetçik var. Mehmetçiklere bunu çok iyi işleyin. Yurt sevgisi  eğitimlerinden önemli daha bir eğitim yok.. Giden görevlerinizi  yaparsınız, hammadde elinizde duruyor her zaman şeye bırakmayın, uzmana  astsubaya bırakmak yok. Subay olarak sizin bilginiz kültürünüz onlardan  çok daha yüksektir. Siz etkin olacaksınız.</p>
<p><strong>Abdullah Gül askeri şurada şerh koydum diyor, yalan söylüyor!</strong></p>
<p>Arkadaşlar, askeri şuradan, ordudan ilişiği kesiliyor personelin, adam  çıkıyor diyor ki dışarıda: şerh koydum diyor. Ulan ne şerhi ya, şerh  merh bir şey yok ki, şerh ne demek ya! Şerh merh koymuyorlar ha.. Ben  bizzat açıyorum buradayken de açıyorum telefonu; ne şerhi ya, yalan  söylüyor eşşekoğlu eşşek diyor, yalan. OHAL çok önemli arkadaşlar. OHAL  şartlarında, ohalin geçerli olduğu ortamda görev yaptım, onun güvenlik  komutanlarına verdiği çok büyük bir şey var, avantaj var. Bu adamlarla  kenefe bile gidilmez. Yalnız kalıyoruz, bir tane dayanağımız var o da  kim? Cumhurbaşkanımız (Ahmet Necdet Sezer).</p>
<p><strong>Ortada büyük tehdit var OHAL ilan etmemiz gerekir</strong></p>
<p>Ortada çok büyük bir tehdit var, gel OHAL ilan edelim? Askeri komutanı  yetkilendirmediğiniz takdirde ama yasal yetkiyi veremediğiniz takdirde  askeri komutanın başarısı az olur. Ama gerek OHAL bölgesinde gerek  sıkıyönetim yetkisiyle donatırsanız o zaman askeri komutan çok daha  başarılı olur. Şimdi orda bir tane ben hiç hatırlamıyorum teröristi alıp  efendim mezarlığa falan gömdüğümü ben hatırlamıyorum.</p>
<p><strong>Şe&#8230;&#8230; bir ülke olduk</strong></p>
<p>Milli güvenlik kurulunda başbakan genelkurmaya çağrılarak gerekli  ortamda gereken her şey söyleniyor. O kadar şe&#8230;&#8230; bir ülke olduk ki  biz: ne ülke ne kimse yasalar gereği bu adam bu yayını dahi  durduramıyor. Yok, herkes almış başını gidiyor. Bugünün resmini  konuşuyorum ben… Tek güç, Türkiye&#8217;deki en organize güç Türkiye&#8217;deki  silahlı kuvvetlerdir. Bunun üstünde başka kuruluş yoktur. Polis  teşkilatı bilmem ne! Vatan millet, cumhuriyetin bekçisi falan yok öyle  bir şey yok. Yok! Tek biz varız. Ha onlar bizim yanımıza gelir,  yamacımıza koltuğumuzun altına girerler o usulden beraber gider. Tek,  Türk silahlı kuvvetleridir.</p>
<p><strong>Bir gün bize görev düşebilir</strong></p>
<p>Uğraşılan, yıpratılmak istenen biziz.. Ben de sizin komutanınız olarak  gelmişim diyorum ki: birlik bütünlüğünüzü muhafaza ediniz, bir gün bize  bir görev düşebilir diyorum. Ve de çok önemlisini söylüyorum  çocuklarımızın geleceği için bu bütünlüğün her zamankinden daha üstün  olması gerekiyor. Önemli olan onlar. Biz belli yaşa-maşa pardon, siz  gençsiniz, biz belli yaşa kadar geldik önemli olan onlar. Hiç kimse  hiçbir şekilde Türkiye cumhuriyetinin mevcut yapısını de-ğiş-ti-re-mez….</p>
<p><strong>Türban takıp gelen kenelere acımayın, yoksa yara dağılabilir</strong></p>
<p>Son olarak bir şey daha söyleyeyim: baştan söyleyecektim unuttum. Eeee  şimdi maiyetinizdeki personelin aile yapılarını inceleme göreviniz var  değil mi? Buna çok dikkat edin arkadaşlar. Eee bizde oldu takip  ediyorlar, türban takıp lojmanların girişinden önce çıkarıp içeri girip  içeride takanlar o modelde insanlar da var. Hiç acımayın arkadaşlar, hiç  acımayın. Hiç kimse silahlı kuvvetlerin sırtında, o neydi o yapışan  şeyler söyle. Kene gibi bilmem ne gibi yok, hiç acımayın. Bu söylediğim  birlik bütünlüğü tehlikeye atabilecek, her hangi bir harekette bulunan  personele acımayın. Bir anda yara başka yerlere dağılabilir. Sonuçta biz  silah arkadaşlarıyız, arkadaşlar.. Şimdi burada bir tane teğmen kalksın  bir teğmen, ben senin silah arkadaşınım değil mi? Silah arkadaşlığı çok  kutsal bir şeydir arkadaşlar. En uçtaki Mehmetçik de benim silah  arkadaşım.</p>
<p><strong>Genç subay arkadaşlarım yasalar her türlü yetkiyi size vermiş</strong></p>
<p>Yasalar size her türlü yetkiyi vermiş, görüşlerinizi duydukça insanın  içi de rahatlıyor. Çok yakından takip ettiğiniz olayları takip ettiğiniz  değerlendirdiğiniz izlenimini aldım: ona da memnun oldum. Tekrar tekrar  tekrar söylüyorum: önemli olan bir tek şey var, o da bizim birlik ve  bütünlüğümüz. Biz silah arkadaşıyız, biz silahlı kuvvetler ailesiyiz..  Bütün mesele burada… Hepinize iyi akşamlar diliyorum.</p>
<p>Sağol!</p>
<p><strong>KAYNAK: HABERVAKTİM.COM</strong></span></span></p>
<img src="http://www.basinyayin.net/?ak_action=api_record_view&id=2863&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.basinyayin.net/darbeci-generalin-hezeyanlari-video/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>28 Şubatçılar, bu ülkeyi adeta satmışlardı</title>
		<link>http://www.basinyayin.net/28-subatcilar-bu-ulkeyi-adeta-satmislardi</link>
		<comments>http://www.basinyayin.net/28-subatcilar-bu-ulkeyi-adeta-satmislardi#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Feb 2010 13:22:04 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[28 Şubatçılar]]></category>
		<category><![CDATA[bu ülkeyi adeta satmışlardı]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.basinyayin.net/?p=2858</guid>
		<description><![CDATA[1996&#8242;da  Benjamin Netanyahu&#8217;ya sunulan çalışmanın mimarları daha sonra; &#8220;Koca  koca generallerin bu kadar kolay işbirliği yapacağını biz bile  düşünememiştik&#8221; diyebiliyordu.
İbrahim  Karagül&#8217;ün yazısı
28 Şubat  için yolsuzluk soruşturması açılmalı!
28 Şubat  1997&#8242;deki ünlü Milli Güvenlik Kurulu toplantısından bu yana tam 13 yıl  geçti. 28 Şubat 2010 Pazar günü saat 13.00&#8242;te Beyazıt [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>1996&#8242;da  Benjamin Netanyahu&#8217;ya sunulan çalışmanın mimarları daha sonra; &#8220;Koca  koca generallerin bu kadar kolay işbirliği yapacağını biz bile  düşünememiştik&#8221; diyebiliyordu.</p>
<p>İbrahim  Karagül&#8217;ün yazısı</p>
<p>28 Şubat  için yolsuzluk soruşturması açılmalı!</p>
<p>28 Şubat  1997&#8242;deki ünlü Milli Güvenlik Kurulu toplantısından bu yana tam 13 yıl  geçti. 28 Şubat 2010 Pazar günü saat 13.00&#8242;te Beyazıt Meydanı&#8217;nda geniş  çaplı protesto gösterisi yapılacak, &#8220;28 Şubat Darbecileri Yargılansın&#8221;,  &#8220;Gasp Edilen Haklar Geri Verilsin!&#8221; talepleri dile getirilecek. </p>
<p>13 yıl önce, Türkiye&#8217;de kendilerini  seçkinci, dokunulmaz, devlet iktidarının gerçek sahipleri görenler, bu  güçten hareketle, ülkeyi koruyup kollama gerekçesine sığınanlar,  başkaları tarafından belirlenen tehdit tanımlamalarını öne sürerek  Türkiye toplumunu ve devleti yeniden dizayn etme arayışına girişmişler,  sokakları bölmüşler, bu ülke vatandaşlarının çok önemli bölümünü tehdit  ilan etmişler, akılalmaz hak sınırlamalarına girişmişlerdi. Bugün,  benzer senaryolar yüzünden gözaltına alınıp sorgulananlar, aslında yeni  bir 28 Şubat projesinin zanlılarıydı. Çünkü ortaya çıkarılan bütün  senaryolar, o dönemin tehdit algılamalarına göre hazırlanmış, aynı  hedeflere odaklanılmıştı. </p>
<p>Ancak 28 Şubat çokuluslu bir projeydi.  Türkiye ile başlayıp biten, Türkiye&#8217;nin geleneksel iç iktidar  kavgalarıyla sınırlı değildi. On üç yıldır, müdahalenin bu boyutunun  yeterince tartışılamadığını üzülerek görüyoruz. Son darbe senaryolarının  Türkiye dışı boyutlarına da hiç değinilmemesi dikkat çekici değil mi?  Sanki bir güç, darbe senaryolarının, aylardır devam eden operasyonların  Türkiye dışı bağlantılarına açılan kapıları birer birer kapatıyor. </p>
<p>28  Şubat; 1996&#8242;larda ABD, İngiltere, İsrail, Türkiye, Ürdün, Mısır&#8217;ın  oluşturduğu eksenin yeni Ortadoğu tasarımlarına göre şekillendirildi.  Belirlenen tehdit uluslararası boyuttaydı ve asla Türkiye ile sınırlı  bir durum değildi. Anglo-Amerikan-İsrail cephesinin bölge ve küresel  tasarımlarına ayarlı bir Türkiye projesi uygulandı. 2001  yılında, henüz 11 Eylül saldırısı olmadan, ABD dünyanın büyük bölümüne  savaş açmadan, Irak işgal edilmeden, terörle mücadele savaşı açıktan  başlatılmadan bunları tartıştığımızı hatırlıyorum. O kadar zaman  geçmesine rağmen, bugün hala benzer senaryolarla uğraşmamıza rağmen, 28  Şubat aktörlerinin uluslararası sistem tarafından neden  ödüllendirildiğinin, neden bu sürecin yeni küresel eğilimlerle iç içe  olduğunun sorgulanamaz olduğunu bilmiyoruz. </p>
<p>O dönemlerde; yeni tehdit algılamaları  pazarlanarak, Türkiye&#8217;de etkili çevreler kullanılarak, titizlikle  hazırlanmış projeyi uygulayanlar, &#8220;Müslüman&#8221; kimlikli bütün organizasyon  ve çevreleri hedef tahtasına koydu. Müslüman ülkelerin hiç birinde  sistemle uzlaşmak isteyen Müslüman oluşumlara izin verilmedi. Pilot  ülkelere &#8220;İslam&#8217;la mücadele projeleri&#8221; sunuldu. Her ülkenin bir şekilde  28 Şubat&#8217;ı oldu. Türkiye ile aynı zaman dilimleri içinde Fas&#8217;tan  Endonezya&#8217;ya kadar bir çok ülkede terörle mücadele üsleri kuruldu, ortak  operasyonlar yapıldı. Tehdit ortadaydı ve bu tehditler öncelikle  Müslüman ülkelerle birlikte mücadele edilmeliydi. </p>
<p><span style="font-size: x-small;"><strong><a href="http://www.yenisafak.com.tr/Yazarlar/?t=26.02.2010&amp;y=IbrahimKaragul" target="_blank">Yazının  devamı için tıklayınız&gt;&gt;&gt;</a></strong></span></p>
<p><span style="font-size: x-small;">Yeni Şafak</span></p>
</div>
</div>
</td>
</tr>
</tbody>
</table>
<img src="http://www.basinyayin.net/?ak_action=api_record_view&id=2858&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.basinyayin.net/28-subatcilar-bu-ulkeyi-adeta-satmislardi/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cemil Çiçek gerçek de kim?</title>
		<link>http://www.basinyayin.net/cemil-cicek-gercek-de-kim</link>
		<comments>http://www.basinyayin.net/cemil-cicek-gercek-de-kim#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 26 Feb 2010 13:20:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Güncel]]></category>
		<category><![CDATA[]]></category>
		<category><![CDATA[2.sınıf diş bakımı ile ilgili mekyup örnekleri]]></category>
		<category><![CDATA[2.sınıf diş bakımıyla ilgili saglık bakanlıgına mektup örnegi]]></category>
		<category><![CDATA[bira şekeri yükseltirmi]]></category>
		<category><![CDATA[cemil çicegin kısaca görevi nedir?]]></category>
		<category><![CDATA[cemil çiçek]]></category>
		<category><![CDATA[Cemil Çiçek gerçek de kim?]]></category>
		<category><![CDATA[cemil çiçek görevi kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[cemil çiçek kimdir]]></category>
		<category><![CDATA[cemil çiçekin hayatı]]></category>
		<category><![CDATA[kefir hergün içilebilirmi]]></category>
		<category><![CDATA[kefir zehirlermi]]></category>
		<category><![CDATA[madensuyu su yerine geçermi]]></category>
		<category><![CDATA[otistik]]></category>
		<category><![CDATA[ülser hastası soda içilirmi]]></category>
		<category><![CDATA[www-basinyayin-de]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://www.basinyayin.net/?p=2855</guid>
		<description><![CDATA[&#8216;Cemil Çiçek&#8217;in hatıralarında devletle muhafazakar iktidarlar arasındaki ilişkinin çok ilginç ipuçları bulunacağını biliyorum.&#8217; diyen Ahmet Taşgetiren yazdı ve anlattı. Ahmet Taşgetiren&#8217;in yazısı Cemil Çiçek&#8217;in hatıralarını okuyabilecek ömrüm olur mu bilmiyorum. Ama o hatıralarda devletle muhafazakar iktidarlar arasındaki ilişkinin çok ilginç ipuçları bulunacağını biliyorum. İmam Hatip kökenli bir hukukçu. Mücadele Birliği deneyimini yaşamış, oradan ilk ayrılanlar [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>&#8216;Cemil Çiçek&#8217;in hatıralarında devletle muhafazakar iktidarlar arasındaki ilişkinin çok ilginç ipuçları bulunacağını biliyorum.&#8217; diyen Ahmet Taşgetiren yazdı ve anlattı. Ahmet Taşgetiren&#8217;in yazısı Cemil Çiçek&#8217;in hatıralarını okuyabilecek ömrüm olur mu bilmiyorum. Ama o hatıralarda devletle muhafazakar iktidarlar arasındaki ilişkinin çok ilginç ipuçları bulunacağını biliyorum. İmam Hatip kökenli bir hukukçu. Mücadele Birliği deneyimini yaşamış, oradan ilk ayrılanlar arasında yer almış. Mücadele Birliği&#8217;ne yönelik &#8220;devlet ilgisi&#8221;ni öne sürmüş. MSP&#8217;de siyaset yapmış. Özal&#8217;la birlikte olmuş. Özal&#8217;ın yakın halkası içinde çalışmış. Kısa süre Mesut Yılmaz&#8217;lı ANAP&#8217;ta kalmış. ANAP&#8217;ta iken, partisinin görüşüne aykırı olarak Korkut Özal ve Abdülkadir Aksu ile birlikte Refahyol hükümetine güven oyu vermiş. Sonra Erbakan&#8217;la 28 Şubatlı günleri yaşamış. Refah&#8217;ın Anayasa Mahkemesi&#8217;ndeki savunmasını yapmış. Sonra, kısa bir tereddüt geçirmenin akabinde AK Parti oluşumuna katılmış. Gül&#8217;ün kabinesinde Adalet Bakanlığı gibi, en hassas bakanlıkta görev üstlenmiş. Tayyip Erdoğan&#8217;ın iki kabinesinde de Adalet Bakanı, Devlet Bakanı, Hükümet Sözcüsü, Başbakan Yardımcısı olarak görev yapmış&#8230; En son&#8230; Erdoğan&#8217;ın İspanya seyahatinde Başbakan vekilliğini üstlenmiş. Şu sıraladığımız kısa özet, siyaset yürüyüşü olarak aşağı yukarı son 30 yılın özeti. Daha eskilere gidildiğinde son 40 yılın özeti. Cemil Çiçek, hep Türkiye&#8217;nin orta yerinde bulunmuş bir sima. Çiçek&#8217;in en çok konuşulan yönünün, açık edilsin edilmesin, &#8220;bir yerlerle ilişkili olmak&#8221; olduğu kesin. &#8220;Bir yerler&#8221; deyince de &#8220;Devlet&#8221; anlaşılıyor. &#8220;Derin&#8221;liği bir türlü ölçülemeyen ve hangi ideolojik muhtevaya sahip olduğu kavranamayan &#8220;Devlet!&#8221; Benim bulunduğum birçok ortamda, Cemil Çiçek isminin &#8220;kuşku&#8221;larla anıldığını ve benim, kendi bildiklerim çerçevesinde bu kuşkuların yersizliğini izah etme zaruretini hissettiğimi belirtmeliyim. Liberalinden muhafazakarına birçok yayın organında da, Bugün dahil, Cemil Çiçek isminin &#8220;kuşku&#8221;larla anıldığını gözlemlemek mümkün. Bu konuları değerlendirirken, birçok ortamda seslendirdiğim soru şu olmuştur: -Taa başından beri Cemil Çiçek, Erdoğan-Gül-Arınç üçlüsü ile birlikte yürüyor. Gül ve Erdoğan, Çiçek&#8217;e en etkin görevleri sundular. Acaba neden? Acaba bunlar Çiçek&#8217;e nasıl bakıyorlar? Çiçek&#8217;in &#8220;Devlet&#8221;le ilişkilerini nasıl görüyorlar? Yoksa bunlar da tıpkı &#8220;Çiçek&#8221; gibi devletle ilişki (!) içindeler mi? Ya da 8 senedir Erdoğan ve Gül, devletin en tepesinde olduklarına göre ayrıca ilişki içinde olunduğu farz edilen &#8220;Devlet&#8221; ne? Cemil Çiçek son olayda, Başbakan vekili olarak Genelkurmay&#8217;a gidiyor ve gerilimi konuşuyor. Cemil Çiçek, bugüne kadar da, kamuoyuna pek yansımayan ortamda, Genelkurmay İkinci Başkanı Org. Aslan Güner&#8217;le &#8220;hassas konular başta olmak üzere&#8221; düzenli görüşmeler yapmış. (Hürriyet, 25 Şubat 2010, Metehan Demir&#8217;in haberi) Bunların, Başbakan&#8217;ın bilgisi dışında olması söz konusu değil. Soru şu: -Acaba Başbakan Erdoğan veya daha önce Abdullah Gül, Cemil Çiçek&#8217;in alakalarına karşı en küçük bir kuşku duydu mu? Şayet bir kuşku söz konusu ise bu yan yana çalışmalar ne anlama gelmeli? Acaba şöyle bir bakışa ne denir? Türkiye&#8217;de, siyaset kurumundan ayrı kendine özgü bir &#8220;Devlet&#8221; olduğu açık. AK Parti hükümetinin ilk zamanlarında da &#8220;Hükümet böyle düşünüyor ama acaba devlet nasıl bakıyor&#8221; gibi söylemlerin medyaya yansıdığını biliyoruz. Demirel bu &#8220;Devlet&#8221;i, siyasetçinin altına verilen &#8220;Vahşi at&#8221;a benzetir. Çok partili hayata geçildiğinden bu yana böyle seçimle gelen iktidarlardan ayrı bir &#8220;devlet olgusu&#8221; mevcuttur ve seçimle gelenler, bu olgu ile birlikte yaşamak gerektiğini, mücadele edilecekse bile, birlikte yaşayarak mücadele edileceğini, zaman zaman alt üst oluşlar yaşanacağını bilirler. Bu alt üst oluşların en çok, daha İslami görünen siyasi oluşumlar için söz konusu olduğunu da bilirler. İşte, tam da böyle bir siyasi denklem içine girildiğinde, o yapı ile ilişkileri nasıl sürdürmeli? Çatışma ile mi? Müzakere ile mi? Benim gördüğüm şudur: Özde, derinde çatışma bile olsa, görünürde ve sürdürülebildiği ölçüde müzakere tercih edilmekte, bunu yapacak bir kişi aranmakta ve onun aracılığından istifade edilmektedir. Cemil Çiçek bence böyle bir isimdir. Devlet dilini anlayan, içinde bulunduğu siyasi yapının projelerini devlet diline çeviren bir insan&#8230; Sorun belki, bunu ne kadar yapabildiğinde, bunu yaparken, kendi dünyasındaki projeleri yeterince inançla anlatıp anlatamadığındadır. Eminim ki, kendi içinde de özeleştiriler yapan bir insandır. Hatıraları yayınlandığında bu ilişkiler dünyasında neler yaşadığı öğrenilecektir. Ben, Cemil Çiçek&#8217;in kendi hayat defterine iyi şeyler yazdırma kaygısında olan bir insan olduğuna inanırım BUGÜN</p>
<img src="http://www.basinyayin.net/?ak_action=api_record_view&id=2855&type=feed" alt="" />]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://www.basinyayin.net/cemil-cicek-gercek-de-kim/feed</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>
